Home » Z_Ders Notları » Uluslar_arası_İlişkiler » 1.Dönem » Yargı Örgütü – 2.Ünite

Yargı Örgütü – 2.Ünite

Yargı Örgütü – 2.Ünite

GENEL BILGI

Daha önceki bölümlerde açıklandıgı üzere, Türk Hukukunda Kıta Avrupası Hukuk Sistem ine paralel biçimde, özel hukuk ve kamu hukuku ayrımı yapılmaktadır. Bu baslıklar altında ise medeni hukuk, borçlar hukuku, ticaret hukuku, ceza hukuku, idare hukuku, anayasa hukuku gibi hukukun birçok dalı yer almaktadır. Hangi hukuk  dalında olursa olsun, Türk Hukuku bakımından hukuk kurallarının temel özelligi, kural olarak genel ve soyut olmalarıdır. Genel ve soyut hukuk kuralları, toplumsal düzenin kurulabilmesi ve korunabilmesi için, kisilere bir takım haklar ve yetkiler bahsetmekte, bununla birlikte diger yandan da bazı ödevler yüklemektedir. Kisilerin hukuk düzeni tarafından korunan hak ve menfaatlerinin ihlal edilmesi veya ihlal edilmesi tehlikesinin var olması halinde, bozulan toplumsal düzenin yeniden kurulabilmesi ve kisiler arasındaki menfaat dengesinin saglanabilmesi için, hukuk kurallarının emrettigi yaptırımların devletin yetkili organları tarafından tespit edilmesi ve uygulanması gerekir. Zira devletin yasama ve yürütme gücü yanında diger bir islevi de yargıdır. Örnegin, suç isleyen birinin cezalandırılması veya özel hukuk sözlesmesinden dogan yükümlülükler ini ihlal eden tarafın zarar gören diger tarafa tazminat ödemesi ya da hakkında idare (yürütme) tarafından hukuka aykırı idarî islem yapılan bir kisinin talebi üzerine, söz konusu idarî islemin iptal edilmesi gibi yaptırımlara ancak yargı organları tarafından karar verilebilir ve bu yaptırımlar kisiler istemese dahi devletin yetkili organları tarafından zorla yerine getirilir. Geniş anlamıyla yargı, genel olarak yargı teşkilatını ve yargı organları tarafından yerine getirilen tüm isleri kapsar. Bağımsız ve tarafsız mahkemelerce somut bir hukuki uyuşmazlığın veya hak ihlalinin çözülmesi amacıyla, genel ve soyut nitelikteki hukuk kurallarının, çeşitli yargılama usullerinin uygulanması suretiyle somut olaylara uygulanması ise dar anlamda “yargı” kavramı ile ifade edilir.

Uyuşmazlıkların ortaya çıktıkları hukuk dallarının ve uyuşmazlıklara uygulanacak hukuk kurallarının farklı olması, bu uyuşmazlıkların çözümünde uygulanacak usûlî yöntemlerin de farklı olması sonucunu dogurmustur. Yargı organlarınca daha etkin hukuki korunma saglanabilmesi bakımından, uyusmazlıkların niteligine, düzenlendikleri hukuk dalına, uyusmazlıkları çözmekle görevli mahkemelere ve bu mahkemelerde uygulanan yargılama usûllerine göre, “yargı örgütü” farklı “yargı kollarına” ayrılmıstır. Türk Hukukundaki yargı kolları su sekilde özetlenebilir: Adlî yargı, idarî yargı, anayasa yargısı, askerî idarî yargı, askerî ceza yargısı, mali yargı ve uyusmazlık yargısı. Bu yargı kolları arasında astlık üstlük iliskisi bulunmamaktadır. Her yargı kolu, kural olarak, ayrı bir mahkeme örgütlenmesine sahip olup; bir yargı kolundaki görevli mahkemeler, kendi yargı kollarına giren dava ve isler hakkında nihai ve kesin karar verme yetkisine sahiplerdir.

ADLÎ YARGI

Adlî yargı, genel ve olagan yargı koludur, zira diger yargı kollarının görev alanına girmeyen tüm dava ve yargısal isler adlî yargıda çözülür. Adlî yargı kolunda, ilk derece mahkemeleri ve Yargıtay olmak üzere iki dereceli bir yargılama sistemi kabul edilmistir. Bununla beraber, 5235 sayılı Adlî Yargı Ilk Derece Mahkemeleri Ile Bölge Adliye Mahkemeler inin Kurulus, Görev ve Yetkileri Hakkında Kanunla (bundan sonraki açıklamalarda kısaca “Adlî Yargı Teskilat Kanunu” olarak ifade edilecektir) kurulması öngörülen bölge adliye mahkemeleri göreve basladıgında ise, adlî yargı kolundaki mahkemeler üç dereceli hale gelecektir.

Adlî yargı ilk derece mahkemeleri ile bölge adliye mahkemelerinin kurulus, görev ve yetkileri, Adlî Yargı Teskilat Kanunu ile düzenlenmistir (5235 s.K. m. 1). Kanunun geçici 2. maddesinde, Adalet Bakanlıgınca, Kanunun yürürlüge girdigi 1 Haziran 2005 tarihinden itibaren en geç iki yıl içinde, bölge adliye mahkemelerinin kurulması ve kuruluslarının, yargı çevrelerinin ve göreve baslayacakları tarihin Resmî Gazete’de ilân edilmesi öngörülmüstür. Adalet Bakanlıgı 1 Haziran 2007 tarihinde Kanun hükmünün gereğini yerine getirebilmek adına, dokuz ayrı bölgede, bölge adliye mahkemesi kurulmasına karar vermis ve bu mahkemelerin kurulusları ile yargı çevreleri Resmî Gazete’de ilân edilmistir. Daha sonra 13.06.2011 tarihli Adalet Bakanlıgı kararıyla, ek olarak altı yere daha bölge adliye mahkemesi kurulması kabul edilmis ve sayıları toplamda on bese çıkan bölge adliye mahkemelerinin yargı çevreleri yeniden belirlenmis; ayrıca tüm bölge adliye mahkemeler inin Cumhuriyet Bassavcıları atanmıstır. Ancak, bu mahkemelerde görev alacak hâkim, Cumhuriyet savcısı ve diger yardımcı personel sayısının yetersiz olması ve bina, araç gereç gibi altyapı ile ilgili ihtiyaçların tamamlanamaması nedeniyle Adalet Bakanlıgınca göreve baslama tarihi henüz Resmî Gazete’de ilân edilmediginden, bölge adliye mahkemeleri fiilen göreve baslamamıstır. Yakın gelecekte, bölge adliye mahkemelerinin göreve başlaması kuvvetle muhtemel görüldügünden, adlî yargı kolundaki mahkemeler arasında bölge adliye mahkemeleri de ikinci derece mahkemeler olarak ayrıca açıklanmıstır. Ancak, bölge adliye mahkemelerin fiilen göreve başlamadıklarını tekrar vurgulamak gerekir. Buna göre, bölge adliye mahkemelerinin de göreve baslamasıyla birlikte, adlî yargı kolundaki üç dereceli mahkeme sistemi asagıdaki sekilde olacaktır:

  • Kişiler arasında doğan uyuşmazlık hakkında yargılama yapma ve uyuşmazlığı çözmeye yönelik olarak davanın esası hakkında karar vermekle görevli ilk derece mahkemeleri,
  • İlk derece mahkemesi kararlarının istinaf incelemesini yapmakla görevli ikinci derece bölge adliye mahkemeleri,
  • Bölge adliye mahkemesi ve bazı hallerde ilk derece mahkemesi kararlarının temyiz incelemesini yapmakla görevli Yargıtay.

İlk Derece Mahkemeleri

Adlî Yargı Teskilat Kanununa göre, adlî yargı ilk derece mahkemeleri, hukuk ve ceza mahkemeler idir.

Hukuk Mahkemeleri

Hukuk mahkemeleri, özel hukuk alanında ortaya çıkan uyuşmazlıkların (örnegin bosanma, tazminat, alacak davası vb.) çözüldügü ve karara baglandıgı adlî yargı ilk derece mahkemeleridir. Hukuk mahkemeleri, genel ve özel mahkemeler olarak iki gruba ayrılabilir. Genel mahkemeler, bakacakları dava ve isler belli kisi ya da uyusmazlık türlerine göre sınırlandırılmamış olan ve özel mahkemelerin görevine girmeyen bütün uyuşmazlıkları çözmekle görevli mahkemelerdir. Bu baglamda sulh hukuk ve asliye hukuk mahkemeleri genel mahkemelerdir .

Sulh hukuk ve asliye hukuk mahkemeleri tek hâkimlidir (5235 s.K. m. 5, II). Özel kanunlarla kurulan diger ilk derece mahkemelerinin kurulusu hakkında ise özel hükümler bulunmaktadır.

Hukuk mahkemeleri her il merkezi ile bölgelerin cografi durumları ve is yoğunluğu dikkate alınarak belirli ilçelerde kurulur. Bu mahkemeler kuruldukları il ve ilçenin adı ile anılır (ör. Eskisehir Asliye Hukuk Mahkemesi veya Mihalıççık Sulh Hukuk Mahkemesi). Mahkemelerin yargı çevresi bulundukları il veya ilçe merkezi ile bunlara adlî yönden bağlanan ilçelerin idarî sınırlarına göre belirlenir. Büyüksehir belediyesi bulunan illerde yer alan ve o ilin adıyla anılan sulh ve asliye hukuk mahkemelerinin yargı çevresi, il veya ilçenin yargı çevresine bakılmaksızın, Adalet Bakanlıgı’nın önerisi ile Hâkimler ve Savcılar Yüksek Kurulu tarafından belirlenir. İş yoğunluğunun fazla olduğu yerlerde, hukuk mahkemelerinin birden fazla dairesi olusturularak bu daireler numaralandırılabilir (ör. Eskisehir 1., 2., ve 3. Sulh Hukuk Mahkemesi). Ayrıca ihtisaslasmanın saglanması amacıyla, mahkemeye gelen islerin yoğunluğu ve niteligi dikkate alınarak, daireler arasında is dagılımının Hâkimler ve Savcılar Yüksek Kurulu tarafından belirlenebilecegi öngörülmüstür (5235 s.K. m. 5/son). Buna paralel olarak, bir hukuk mahkemesinin kaldırılması veya yargı çevresinin degistirilmesi de Adalet Bakanlıgı’nın önerisi üzerine, cografi durum ve is yogunlu ölçütlerine göre, Hâkimler ve Savcılar Yüksek Kurulu tarafından belirlenir. Anayasaya göre, mahkemelerin kurulusu, görev ve yetkileri ile yargılama usûlleri kanunla düzenlenmelidir (AY m. 142). Buna uygun olarak, hukuk mahkemelerinin kurulusu 5235 sayılı Adlî Yargı Teskilat Kanunuyla, görev ve yetkileri ile yargılama usûlleri ise 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu ile belirlenmistir. Genel mahkemelerin görevi asagıdaki sekilde özetlenebilir:

  • Asliye hukuk mahkemesi, kanunlarda aksine bir düzenleme bulunmadıkça, – Dava konusunun deger veya miktarına bakılmaksızın malvarlıgı haklarına iliskin davalarla, sahıs varlıgına iliskin davalara,

– Sulh hukuk mahkemesi ve diger özel mahkemelerin görev alanları dısında kalan tüm dava ve islere (HMK m. 2) bakar.

  • Sulh hukuk mahkemesi, dava konusunun deger veya tutarına bakılmaksızın;

– Kira iliskisinden dogan tüm uyusmazlıkları konu alan davalar ile bu davalara karsı açılan davalara,

– Tasınır ve tasınmaz mal veya hakkın paylastırılmasına ve ortaklıgın giderilmesine iliskin davalara,

– Tasınır ve tasınmaz mallarda, sadece zilyetligin korunmasına yönelik olan davalara,

– Hukuk Muhakemeleri Kanunu ile diger kanunların, sulh hukuk mahkemesi veya sulh hukuk hâkimini görevlendirdigi diger davalara (ör. Tasınmazın aynına iliskin olmayan, kat mülkiyeti kanundan dogan davalara veya çekişmesiz yargı islerine) bakmakla görevlidir.

Genel mahkemeler yanında, özel bir kanunla kurulan ve bakacakları dava ve isler belirli kisiler veya uyusmazlık türleri ile sınırlandırılmıs bulunan mahkemeler ise özel mahkeme (uzmanlık mahkemesi) olarak adlandırılır. Hukuk mahkemeleri arasındaki özel mahkemeler, asliye ticaret mahkemesi, aile mahkemesi, tüketici mahkemesi, is mahkemesi, icra mahkemesi, kadastro mahkemesi, fikri ve sınaî haklar hukuk mahkemesi olarak özetlenebilir. Özel mahkemelerin bakmakla görevli oldukları davalar ise, kendi kanunlarında belirlenmistir; örnegin, asliye ticaret mahkemesi, ticari nitelikteki davalara bakmakla; tüketici mahkemesi, Tüketicinin Korunması Hakkında Kanuna göre, tüketici işlemleri ile tüketiciye yönelik uygulamalardan dogabilecek uyusmazlıklara iliskin davaları çözmekle görevlidir. Özel mahkemeler, asliye ticaret mahkemesi hariç, tek hâkimlidir. Asliye ticaret mahkemesi ise, bir baskan ve yeteri kadar üyeden olusur (5235 s.K. m. 5, III). Bir yerde özel mahkeme kurulmamıssa, özel mahkemenin görev alanına giren dava ve islere, özel mahkeme sıfatıyla, o yerde görevli asliye hukuk mahkemesi tarafından bakılır.

Ceza Mahkemeleri

Ceza mahkemeleri kanunların suç saydıgı fiil (davranıs) veya islemlerin gerçekleşmesi halinde, suç isleyenlerin yargılanması ve suçlu bulundukları takdirde alacakları cezaların belirlenmesi için açılan davalara bakmakla görevlidirler. Ceza mahkemeleri de genel ve özel ceza mahkemeleri olarak iki gruba ayrılabilir. Adlî Yargı Teskilat Kanununa göre, ceza yargısındaki genel mahkemeler asliye ceza ve ağır ceza mahkemeleridir. Asliye ceza mahkemeleri tek hâkimlidir. Agır ceza mahkemesinde ise, bir başkan ile yeteri kadar üye bulunur. 5235 sayılı Adli Yargı Teşkilat Kanununda 18.06.2014 tarihli ve 6545 sayılı Kanunla yapılan değişiklikle, sulh ceza mahkemesi kaldırılmış, onun yerine, kanunların ayrıca görevli kıldığı hâller saklı kalmak üzere, yürütülen soruşturmalarda hâkim tarafından verilmesi gerekli kararları almak, isleri yapmak ve bunlara karsı yapılan itirazları incelemek amacıyla sulh ceza hâkimliği kurulmuştur. Sulh ceza mahkemelerinde görülmekte olan dava dosyaları ise, yetkili asliye ceza mahkemelerine devredilmiştir. Örnegin, yürütülemekte olan sorusturmayla ilgili olarak Cumhuriyet savcısının kararına karsı sulh ceza hak imligine itiraz edilebilir (CMK m. 173). Müstakilen sulh ceza hâkimliginde görevlendirilen hâkimler, adli yargı adalet komisyonu tarafından, baska mahkemelerde veya islerde görevlendirilemez (5235 s.K. m. 10).

Ceza mahkemeleri ile sulh ceza hakimligi, her il merkezi ile bölgelerin cografi durumları ve is yogunlugu göz önünde tutularak belirlenen ilçelerde Hâkimler ve Savcılar Yüksek Kurulu’nun olumlu görüşü alınarak Adalet Bakanlığı tarafından kurulur. İş durumunun gerekli kıldıgı yerlerde ceza mahkemelerinin ve sulh ceza hakimliginin birden fazla dairesi olusturulabilir. Bu daireler numaralandırılır. Ceza mahkemeleri ve sulh ceza hakimligi, bulundukları il veya ilçenin adı ile anılır.

Ceza mahkemelerinin ve sulh ceza hakimliginin yargı çevresi, bulundukları il merkezi ve ilçeler ile bunlara adlî yönden baglanan ilçelerin idarî sınırlarıdır. Agır ceza mahkemeler i ile büyüksehir belediyesi bulunan illerde, büyüksehir belediyesi sınırları içerisindeki il ve ilçenin adı ile anılan sulh ceza hakimliginin ve asliye ceza mahkemesinin yargı çevresi, il veya ilçe sınırlarına bakılmaksızın Adalet Bakanlıgı’nın önerisi üzerine Hâkimler ve Savcılar Yüksek Kurulu tarafından belirlenir. Cografi durum ve is yogunlugu göz önünde tutularak bir sulh ceza hakimliginin kaldırılmasına veya yargı çevresinin degistirilmesine, Adalet Bakanlıgı’nın önerisi üzerine Hâkimler ve Savcılar Yüksek Kurulu tarafından karar verilir. Ceza yargısındaki genel mahkemelerin görevi asağıdaki şekilde özetlenebilir:

  • Asliye ceza mahkemesi, kanunların ayrıca görevli kıldıgı hâller dısında, sulh ceza hakimligi ve agır ceza mahkemelerinin görevleri dısında kalan dava ve islere bakmakla görevlidir.
  • Agır ceza mahkemesi ise, kanunların ayrıca görevli kıldıgı haller dısında, Türk Ceza Kanununda yer alan yagma (TCK m.148), irtikâp (TCK m. 250/1 ve 2), resmî belgede sahtecilik (TCK m. 204/2), nitelikli dolandırıcılık (TCK m. 158), hileli iflas (TCK m. 161) suçları, Türk Ceza Kanununun ikinci kitap dördüncü kısmının dört, bes, altı ve yedinci bölümünde tanımlanan suçlar (devletin güvenligine karsı suçlar, anayasal düzene ve bu düzenin isleyisine karsı suçlar, milli savunmaya karsı suçlar, devlet sırlarına karsı suçlar ve casusluk, 318, 319, 324, 325 ve 332’nci maddeler hariç) ve 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanununun kapsamına giren suçlar dolayısıyla açılan davalar ile agırlastırılmıs müebbet hapis, müebbet hapis veya on yıldan fazla hapis cezasını gerektiren suçlarla ilgili dava ve islere bakmakla görevlidir. Özel ceza mahkemelerinin (uzmanlık mahkemelerinin) kurulusu ile görev ve yetkileri özel kanunlarda düzenlenmekte olup, bu mahkemeler özel kanunlarla belirlenen dava ve isleri görür. Özel ceza mahkemeleri, çocuk mahkemesi, çocuk agır ceza mahkemesi (5395 s. Çocuk Koruma Kanunu m. 25 vd.), fikri ve sınaî haklar ceza mahkemesi (5846 s. FSEK m. 76) ve icra ceza mahkemesidir (2004 s. İİK m. 346-354)

Ceza yargısında görev yapan genel ve özel mahkemeler yanında, her il merkezi ve ilçede, o il veya ilçenin adı ile anılan bir Cumhuriyet bassavcılıgı kurulur. Cumhuriyet bassavcılıgında, bir Cumhuriyet bassavcısı ve yeteri kadar Cumhuriyet savcısı bulunur (5235 s.K. m. 16). Cumhuriyet bas savcılığı, kamu davasının açılmasına yer olup olmadıgına karar vermek üzere sorusturma yapmak veya yaptırmak; kanun hükümlerine göre, yargılama faaliyetlerini kamu adına izlemek, bunlara katılmak ve gerektiginde kanun yollarına basvurmak; kesinlesen mahkeme kararlarının yerine getirilmesi ile ilgili islemleri yapmak ve izlemek ve kanunlarla verilen diger görevleri yapmakla görevlidir (5235 s.K. m. 17). Kanunlarda Cumhuriyet savcılıgının görev yapacagı belirtilen mahkemelerdeki durusmalarda, bassavcılık, Cumhuriyet bassavcısı, görevlendirecegi Cumhuriyet başsavcı vekili veya Cumhuriyet savcısının katılımı ile temsil edilir (5235 s.K. m. 22).

 

Bölge Adliye Mahkemeleri

Bölge adliye mahkemeleri, ikinci derece adlî yargı mahkemeleri olup, bölgelerin coğrafi durumları ve is yoğunluğu göz önünde tutularak belirlenen yerlerde, Hâkimler ve Savcılar Yüksek Kurulu’nun olumlu görüsü alınarak Adalet Bakanlıgı tarafından kurulur. Bölge adliye mahkemelerinin yargı çevrelerinin belirlenmesine, değiştirilmesine veya bu mahkemeler in kaldırılmasına ise, Adalet Bakanlıgı’nın önerisi üzerine Hâkimler ve Savcılar Yüksek Kurulu karar verilir. Türkiye’de on beş bölge adliye mahkemesi kurulmuş (İstanbul, Bursa, İzmir, Ankara, Konya, Samsun, Adana, Erzurum, Diyarbakır, Antalya, Gaziantep, Kayseri, Sakarya, Trabzon, Van) ve bu mahkemelerin yargı çevreleri Hâkimler ve Savcılar Yüksek Kurulu tarafından belirlenerek Resmî Gazete’de ilân edilmiştir.

Bölge adliye mahkemelerinin aslî görevi, adlî yargı ilk derece mahkemelerince verilen ve kesin olmayan hüküm ve kararlara karsı yapılacak istinaf basvurularını inceleyip karara baglamak ve kanunlarla verilen diger isleri yapmaktır (5235 s.K. m. 33). Ancak, bölge adliye mahkemelerinin, Adalet Bakanlıgı tarafından belirlenerek Resmî Gazete’de ilan edilecek olan göreve baslama tarihine kadar, adlî yargıda kanun yoluna iliskin istinaian önceki hükümlerin uygulanmasına devam edilecektir. Bölge adliye mahkemeleri, baskanlık, baskanlar kurulu, daireler, bölge adliye mahkemesi Cumhuriyet bassavcılıgı, bölge adliye mahkemesi adalet komisyonu ve müdürlüklerden olusur.

Bölge adliye mahkemeleri daireleri ise, hukuk ve ceza dairelerinden olusur. Her bölge adliye mahkemesinde en az üç hukuk ve iki ceza dairesi bulunur. Gerekli hâllerde dairelerin sayısı, Adalet Bakanlıgı’nın önerisi üzerine Hâkimler ve Savcılar Yüksek Kurulu’nca artırılabilir veya azaltılabilir. Dairelerde bir baskan ve yeteri kadar üye bulunur (5235 s.K. m. 29). Her daire, bir baskan ve iki üyenin katılmasıyla toplanabilir. Dairelerde yargılama kural olarak aleni sekilde yürütülür, ancak görüsmeler gizli yapılır, kararlar çoğunlukla verilir (5235 s.K. m. 46).

Bölge adliye mahkemesi hukuk dairelerinin görevleri sunlardır:

  • İlk derece hukuk mahkemelerinden verilen ve kesin olmayan hüküm ve kararlara karsı yapılan istinaf basvurularını karara baglamak,
  • Yargı çevresi içerisinde bulunan ilk derece hukuk mahkemeleri arasındaki yetki ve görev uyuşmazlıklarını çözmek,
  • Yargı çevresindeki yetkili ilk derece hukuk mahkemesinin bir davaya bakmasına fiili veya hukuki bir engel çıktıgı veya iki mahkemenin yargı sınırları kapsamının belirlenmesinde tereddüt edildigi takdirde, o davanın bölge adliye mahkemesi yargı çevresi içerisinde baska bir hukuk mahkemesine nakline veya yetkili mahkemenin tayinine karar vermek,
  • Kanunlarla verilen diğer görevleri yapmak.

Bölge adliye mahkemesi ceza dairelerinin görevleri ise sunlardır:

  • İlk derece ceza mahkemelerince verilen ve kesin olmayan hüküm ve kararlara karşı yapılacak istinaf basvurularını karara baglamak,
  • Yargı çevresi içerisinde bulunan ilk derece ceza mahkemeleri arasındaki yetki ve görev uyuşmazlıklarını çözmek,
  • Yargı çevresindeki ilk derece ceza mahkemeleri hakimlerinin davayı görmeye hukuk i veya fiili engellerinin çıkması hâlinde, o davanın bölge adliye mahkemesi yargı çevresi içerisinde baska bir adlî yargı ilk derece ceza mahkemesine nakli hakkında karar vermek,
  • Kanunlarla verilen diğer görevleri yapmak.

Her bölge adliye mahkemesinde ayrıca bir Cumhuriyet bassavcılıgı bulunur. Bölge adliye mahkemesi Cumhuriyet bassavcılıgı, Cumhuriyet bassavcısı ve yeteri kadar Cumhuriyet savcısından olusur. Bölge adliye mahkemesi Cumhuriyet savcıları, ceza davalarına iliskin hüküm ve kararlara ait dosyalardan kendilerine verilenleri inceleyerek yazılı düsüncesiyle birlikte ilgili daireye göndermek ve durusmalara katılmak; ceza daireleri kararlarına karsı gerektiginde kanun yollarına basvurmak; Cumhuriyet bassavcısının vereceği veya kanunla belirlenen diger görevleri yapmakla görevlidir (5235 s.K. m. 41).

Yargıtay

Yargıtay, adliye mahkemelerince verilen ve kanunun baska bir adlî yargı merciine bırakmadığı karar ve hükümlerin son inceleme merci olup, Anayasa ve diger kanunlara göre görev yapan bagımsız bir yüksek mahkemedir. Kanunla gösterilen belli davalara ise ilk ve son derece mahkemesi olarak bakar (AY m. 154, I; YK m. 13). Yargıtay’ın asli fonksiyonu, adlî yargı alanında çözüme baglanan dava ve isler bakımından, ülkede hukukun aynı sekilde uygulanmasını ve hukuk birligini saglamaktır. Yargıtay’ın kurulusu, isleyisi, baskan, baskanvekilleri, daire baskanları ve üyeleri ile Cumhuriyet bassavcısı ve Cumhuriyet bassavcı vekilinin nitelikleri ve seçim usûlleri, mahkemelerin bagımsızlıgı ve hâkimlik teminatı esaslarına göre kanunla düzenlenmesi gerektiginden (AY m. 154, son), Yargıtay’ın kurulusu ve çalısma usûlleri 2797 sayılı Yargıtay Kanunu ile düzenlenmistir.

Yargıtay’ın karar organları daireler, Hukuk Genel Kurulu, Ceza Genel Kurulu, Büyük Genel Kurul, baskanlar kurulları, birinci baskanlık kurulu, yüksek disiplin kurulu ve yönetim kuruludur.

Yargıtay’da yirmi üç hukuk, on bes ceza dairesi ve her dairede bir daire baskanı ile yeteri kadar üye bulunur (YK m. 5). Yargıtay’da ayrıca yeteri kadar tetkik hâkimi bulunur (YK m.36, I). Tetkik hâkimleri kurul ve daire başkanlarının kendilerine verecekleri dosya ve evrakı inceleyerek, kararlara ve yapılacak islere iliskin düşüncelerini içeren rapor düzenlerler (YK m. 26, I). Yargıtay hukuk ve ceza daireleri bölge adliye mahkemeleri ve bazı durumlarda ilk derece mahkemelerince verilen nihai kararların temyiz incelemesini yapmakla görevlidir. Temyiz basvurusu üzerine inceleme Yargıtay’daki ilgili daire tarafından yerine getirilir. Yargıtay daireleri bir baskan ve dört üyenin katılmasıyla toplanır ve toplantıya katılanların salt çoğunluğu ile karar verir (YK m. 39). Bölge adliye veya ilk derece mahkemesinin kararı bozulursa, dosya yeniden inceleme yapılmak ve karar verilmek üzere duruma göre bu mahkemelerden birine gönderilir.

Dairelerin üstünde Hukuk Genel Kurulu ve Ceza Genel Kurulu bulunur. Hukuk Genel Kurulu hukuk dairelerinin başkan ve üyelerinden, Ceza Genel Kurulu ise ceza dairelerinin başkan ve üyelerinden oluşur (YK m. 7, I). Hukuk ve Ceza Genel Kurullarının temel görevlerinden biri, Yargıtay dairelerince verilen bozma kararlarına direnen bölge adliye mahkemesi ve ilk derece mahkemesi kararlarının temyiz incelemesini yapmaktır (YK m. 15, I, 1). Bir diğer önemli görevi ise, içtihatların birleştirilmesine karar vermektir. Buna göre; • Aynı veya farklı yer bölge adliye mahkemelerinin kesin olarak verdikleri kararlar bakımından hukuk daireleri arasında veya ceza daireleri arasında uyuşmazlık bulunursa,

  • Yargıtay hukuk daireleri arasında veya ceza daireleri arasında içtihat uyuşmazlıkları bulunursa,
  • Yargıtay dairelerinden biri, yerleşmiş içtihadından dönmek isterse veya benzer olaylarda birbiriyle çelişen kararlar verirse, bunların içtihatların birleştirilmesi yoluyla kesin olarak karara bağlamak hukuk veya ceza genel kurullarının görevidir (YK m. 15, I, 2).

Yargıtay’ın bir diğer karar organı ise Büyük Genel Kuruldur. Yargıtay Büyük Genel Kurulu, birinci baskan, birinci başkanvekilleri, daire başkanları, üyeler ile Yargıtay Cumhuriyet başsavcısı ve Yargıtay Cumhuriyet bassavcı vekilinden olusur (YK m. 8, I). Yargıtay Büyük Genel Kurulunun görevlerinden bazıları, Yargıtay Baskanını, Yargıtay Cumhuriyet Bassavcısı adayını, daire baskanlarını ve Yargıtay üyelerinin katılması gereken kurullara gönderilecek üyeleri seçmektir. Ayrıca içtihat uyusmazlıklarını gidermek ve içtihatları birlestirmek de Genel Kurulun görevleri arasındadır. Buna göre; • Hukuk Genel Kurulunun benzer olaylarda birbirine aykırı biçimde verdiği kararları ile Ceza Genel Kurulunun yine benzer olaylarda birbirine aykırı olarak verdiği kararları,

  • Hukuk Genel Kurulu ile Ceza Genel Kurulu, Hukuk Genel Kurulu ile bir hukuk dairesi; Hukuk Genel Kurulu ile bir ceza dairesi;
  • Ceza Genel Kurulu ile bir ceza dairesi, Ceza Genel Kurulu ile bir hukuk dairesi,
  • Bir hukuk dairesi ile bir ceza dairesi arasındaki içtihat uyuşmazlıkları Büyük Genel

Kurulun içtihadı birleştirme kararlarıyla giderilir (YK m. 16).

Yargıtay Büyük Genel Kurulunun kararları kesin olup, bu kararlar aleyhine başka bir yargı merciine başvurulamaz.

IDARI YARGI

İdari yargı, hukuka aykırı idari işlemlere karşı açılan iptal davaları veya idari eylem ve işlemlerden dolayı kişisel hakları doğrudan zarar görenler tarafından açılan tam yargı davaları ve kamu hizmetlerinin yürütülmesi için yapılan idarî sözleşmelerden kaynaklanan (tahkime tabi olmayan uyuşmazlıklara ilişkin) davaların görüldüğü yargı koludur İYUKK m. 2,1). Örnegin, hakkında atama işlemi yapılan bir kamu görevlisinin, söz konusu idari işlemin hukuka aykırı olduğu gerekçesiyle iptal edilmesi için idari yargı kolunda dava açması gerekir.

İdari yargı kolunda görevli olan mahkemeler üç derece ayrılmıştır?

  • İlk derece idare mahkemeleri ve vergi mahkemeleri
  • İkinci derece bölge idare mahkemeleri
  • İdari yargının en üst yargı merci olan Danıstay

Bölge idare mahkemeleri, idare mahkemeleri ve vergi mahkemeleri, bölgelerin coğrafi durumları ve is hacmi göz önünde tutularak Adalet Bakanlıgı tarafından kurulur ve yargı çevreleri tespit olunur. Bu mahkemelerin kaldırılmasına veya yargı çevrelerinin değiştirilmesine ise, ilgili bakanlıkların önerisi üzerine Hâkimler ve Savcılar Yüksek Kurulu tarafından karar verilir. Aynı yargı çevresinde birden fazla idare veya vergi mahkemesinin faaliyet gösterdiği hâllerde, özel kanunlarda başkaca hüküm bulunmadığı takdirde, uzmanlaşmanın sağlanması amacıyla, gelen islerin yoğunluğu ve niteliği dikkate alınarak,mahkemeler arasındaki is bölümü, Hâkimler ve Savcılar Yüksek Kurulu tarafından belirlenebilir (2576 s.K. m. 2).

İlk Derece Mahkemeleri

İdari yargı kolundaki ilk derece mahkemeleri idare mahkemeleri ve vergi mahkemeleridir. İdare mahkemeleri, baska bir yargı merciine bırakılmayan iptal davalarını, tam yargı davalarını, tahkim yolu öngörülen imtiyaz sartlasma ve sözlesmelerinden dogan uyuşmazlıklar hariç, kamu hizmetlerinden birinin yürütülmesi için yapılan idarî sözlesmelerden dolayı taraflar arasında çıkan uyusmazlıklara iliskin davaları çözmekle görevli mahkemelerdir (2576 s.K. m. 5). Buna göre, idare mahkemeleri, vergi mahkemelerinin görevine giren davalar ve Danıstay’ın ilk derece mahkemesi sıfatıyla bakacagı davalar dışından kalan idarî davalara bakar. Vergi mahkemeleri ise, genel bütçeye, il özel idareleri, belediye ve köylere ait vergi, resim ve harçlar ile benzeri mali yükümler ve bunların zam ve cezaları ile tarifelere ilişkin davaları ve 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usûlü Hakkında Kanunun uygulanmasına ilişkin davaları çözmekle görevli ilk derece mahkemeleridir (2576 s.K. m. 6). İdare mahkemeleri ve vergi mahkemeleri bir başkan ile yeteri kadar üyeden oluşur. Kurul halinde karar verilmesi gereken dava ve islerde, mahkeme kurulu baskan ile iki üyeden olusur. Baskanın yoklugunda kıdemli üye baskana vekillik eder (2576 s.K. m. 4).

Uyusmazlık miktarı 2576 s.K. ile belirlenen parasal miktarı asmayan ve konusu belirli bir parayı içeren islemlere karsı açılan iptal davaları ve tam yargı davaları ise, idare mahkemesinde veya vergi mahkemesinde görevli hâkimlerden biri tarafından da çözülebilir. Baska bir deyisle, kanunda öngörülen parasal sınırın altındaki iptal ve tam yargı davaları ile vergi davalarında tek hâkimle karar verilebilir (2576 s.K. m. 7, I).

Bölge Idare Mahkemeleri

Bölge İdare mahkemeleri, ikinci derece idare mahkemeleri olup, bölgelerin coğrafi durumları ve is yogunlugu gözönünde tutularak Adalet Bakanlıgınca kurulur ve yargı çevreler i tespit olunur. Bölge idare mahkemelerinin kaldırılmasına veya yargı çevrelerinin değiştirilmesine, Adalet Bakanlığının önerisi üzerine, İçişleri, Maliye Bakanlıkları ile Gümrük Bakanlıgının görüsleri alınarak, Hakimler ve Savcılar Yüksek Kurulu karar verir. Bölge idare mahkemelerinin görevleri, idare ve vergi mahkemeleri kararlarına karsı yapılan istinaf basvurularını inceleyip karara baglamak (2577 s.K. m. 45), yargı çevresindeki idare ve vergi mahkemeleri arasında çıkan görev ve yetki uyusmazlıklarını kesin karara baglamak ve diger kanunlarla verilen görevleri yerine getirmektir. Belirtmeliyiz ki istinaf yoluna, ancak yeni kurulan bölge idare mahkemelerinin tüm yurtta göreve başlayacakları tarihten sonra idare ve vergi mahkemelerince verilen kararlara karsı basvurulabilir. Bu tarihten önce verilmis kararlara karsı ise, kararın verildigi tarihte yürürlükte bulunan kanun yollarına basvurulabilir (2577 s.K. Geçici Madde 8).

Bölge idare mahkemesi, bir baskan ve yeteri kadar üyeden olusan ve kurul halinde çalışan toplu bir mahkemedir. Bölge idare mahkemesi, baskanlık, baskanlar kurulu, daireler, bölge idare mahkemesi adalet komisyonu ve müdürlüklerden olusur. Bölge idare mahkemelerinde, biri idare digeri vergi olmak üzere en az iki daire bulunur. Gerekli hâllerde dairelerin sayısı, Adalet Bakanlıgı’nın teklifi üzerine Hâkimler ve Savcılar Yüksek Kurulu tarafından artırılıp azaltılabilir. Bölge idare mahkemesi baskan ve üyeliklerine Hâkimler ve Savcılar Yüksek Kurulu tarafından atama yapılır. Bölge idare mahkemesi daireleri, bir baskan ve iki üyenin katılımıyla toplanır. Görüsmeler gizli yapılır, kararlar çogunlukla verilir. Bölge idare mahkemesi dairelerinin görevleri sunlardır (2576 s.K. m. 3/A):

  • İlk derece idare veya vergi mahkemelerince verilen ve istinaf yolu açık olan nihai kararlara karsı yapılan istinaf basvurularını inceleyerek karara bağlamak
  • İlk derece mahkemelerince yürütmenin durdurulması istemleri hakkında verilen kararlara karsı yapılan itirazları inceleyerek karara baglamak
  • Yargı çevresi içinde bulunan ilk derece mahkemeleri arasındaki görev ve yetki uyuşmazlıklarını çözmek
  • Yargı çevresi içinde bulunan yetkili ilk derece mahkemesinin bir davaya bakmasına fiili veya hukuki bir engel çıktıgı veya iki mahkemenin yargı çevresi sınırlarında tereddüt edildigi veya iki mahkemenin de aynı davaya bakmaya yetkili olduklarına karar verdikleri hâllerde, o davanın bölge idare mahkemesi yargı çevresi içinde bulunan baska bir mahkemeye nakline veya yetkili mahkemenin tayinine karar vermek
  • Kanunlarla verilen diğer görevleri yapmak

Bölge idare mahkemesi baskanının görevlerinden baslıcaları, mahkemeyi temsil etmek; mahkemenin uyumlu, verimli ve düzenli çalısmasını saglamak ve bu konuda gerekli tedbirleri almak; dairelerin benzer olaylarda kesin olarak verdikleri kararlar arasındaki uyusmazlıgın giderilmesi için baskanlar kuruluna basvurmaktır (2576 s.K. m. 3/B).

Bölge idare mahkemesi daireleri ile idare ve vergi mahkemesi baskanlarının başlıca görevleri, görüsme ve durusmaları yönetmek, düsünce ve görüslerini bildirirmek ve oylarını vermektir. Bu mahkemelerde görevli üyeler ise, bulundukları mahkemede başkanlar tarafından verilen dosyaları geciktirmeden incelemek, mahkeme kuruluna gerekli açıklamaları yapmak, düsünce ve görüslerini bildirmek, oylarını vermek, kararları yazmak ve makemeyle ilgili baskan tarafından verilen diger görevleri yerine getirmektir (2576 s.K.m. 10 ve 11).

Danıstay

Danıstay, kanunun baska bir idarî yargı merciine bırakmadıgı karar ve hükümlerin son inceleme (temyiz) merci olup, kanunla gösterilen belli davalara da ilk ve son derece mahkemesi olarak bakar (AY m. 155, “, DK m.23, İYUK m. 45). Danıştay, Başbakanlık veya Bakanlar Kurulunca gönderilen kanun tasarıları ve tekliieri, kamu hizmetlerinin yürütülmesine iliskin imtiyaz sözlesmeleri hakkında görüs bildirmek, tüzük tasarılarını incelemek, idarî uyusmazlıkları çözmek ve kanunla gösterilen diger isleri yapmakla da görevlidir (AY m. 155, II). Buna göre, Danıstay hem temyiz merci olarak görev yapar hem de Anayasa ve kanunlarda öngörülen hallerde ilk derece mahkemesi sıfatıyla kendisine verilen dava ve islere bakmak, görüs bildirmek ve karar vermekle yükümlüdür (Ayrıcabkz. DK m. 23-25).

Danıstay’ın, kurulusu, isleyisi ile baskan ve üyelerinin nitelikleri ve seçimi, idarî yargının özelligi, mahkemelerin bagımsızlıgı ve hâkimlik teminatı esaslarına göre kanunla düzenlenir (AY m. 155, son). Danıştay’ın karar organları daireler, Danıştay Genel Kurulu, İdari İşler Kurulu, İdari Dava Daireleri Kurulu, ?ergi Dava Daireleri Kurulu, İçtihatları Birleştirme Kurulu, Başkanlar Kurulu, Baskanlık Kurulu,Yüksek Disiplin Kurulu ve Disiplin Kuruludur (DK m. 5).

Danıstay, ondördü dava, biri idarî daire olmak üzere onbes daireden olusur. Bölge idare mahkemelerinin verdikleri nihai kararların ve ilk derece mahkemesi olarak Danıstay’da görülen davalarla ilgili nihai kararların temyiz incelemesi Danıstay Dava Daireleri tarafından yapılır (2577 s.K. m. 46; DK m. 25). Her dairede bir baskan ile yeteri kadar üye bulunur. Heyetler bir baskan ve dört üyenin katılmasıyla toplanır, salt çogunluk ile karar verir. Üye sayısının yeterli olması halinde birden fazla heyet olusturulabilir. Bu durumda, olusturulan diger heyetlere, heyette yer alan en kıdemli üye baskanlık eder. Dairelerde yeteri kadar tetkik hâkimi bulunur (DK m. 13).

Idarî Dava Daireleri Genel Kurulu, Danıştay İdari Dava Dairelerince verilen bozma kararları üzerine bölge idare mahkemesince verilen direnme kararlarının ve idarî dava dairelerinin ilk derece mahkemesi olarak verdikleri kararların temyiz incelemesini yapar. Vergi Dava Daireleri Genel Kurulu ise, Danıstay vergi dava dairelerince verilen bozma kararlarına üzerine bölge idare mahkemesince verilen direnme kararlarının ve vergi dava dairelerinin ilk derece mahkemesi olarak verdikleri kararların temyiz incelemesini yapar (DK m. 38, İYUK m. 50).

Içtihatları Birlestirme Kurulu, dava dairelerinin veya idarî ve vergi dava daireleri genel kurullarının kendi kararları veya ayrı ayrı verdikleri kararlar arasında uyusmazlık (çeliski) bulunması ya da birlestirilmis içtihatların degistirilmesi gerektiginde, içtihadın birlestirilmesi veya degistirilmesi hakkında karar vermekle görevlidir.

ANAYASA YARGISI

Genel Bilgi

Anayasa yargısı genis anlamda anayasa hukuku sorunlarının herhangi bir yargısal süreç içinde karara baglanmasını, dar anlamda ise, kanunların ve diger bazı yasama işlemlerinin anayasaya uygunlugunun yargısal merciler tarafından denetlenmesi anlamına gelir. Anayasa yargısı demokratik bir hukuk devletinin varlıgı için gerekli yargı kollarından biridir. Zira normlar hiyerarsisi bakımından bir hukuk devletinde kanunların ve diğer yasama islemlerinin üst normlara, temel hak ve hürriyetlere, insan haklarına uygunluğunu saglayabilmek için, yasama islemlerinin dahi denetlenmesi yolu açılmalıdır (Duran, s. 57 vd.).

Anayasa yargısı, sadece kanunların anayasaya uygunlugu denetimini yapmakla yetinmemekte, aynı zamanda temel hak ve hürriyetlerin ihlal edilmesi halinde, kisilerin bireysel basvuru yolunu isleterek Anayasa ile güvence altına alınan hak ve özgürlüklerin korunmasını saglamaktadır.

Anayasa Mahkemesinin Kurulusu ve Yapısı

Anayasa yargısında görevli mahkeme Anayasa Mahkemesidir. Anayasa Mahkemesinin kurulusu, hem Anayasada hem de 6216 sayılı Anayasa Mahkemesi’nin Kurulusu ve Yargılama Usûlleri Hakkında Kanun’da düzenlenmistir. Anayasa Mahkemesi on yedi üyeden olusur. Üyelerin üçü Türkiye Büyük Millet Meclisi, on dördü ise Cumhurbaskanı tarafından Anayasa’da öngörülen belirli yargı organları ile kurumların üyeleri veya belirli kişiler arasından seçilir. Anayasanın 146. maddesine göre:

  • Türkiye Büyük Millet Meclisi,

– İki üyeyi Sayıştay Genel Kurulunun kendi başkan ve üyeleri arasından, her boş yer için gösterecekleri üçer aday içinden,

– Bir üyeyi ise baro başkanlarının serbest avukatlar arasından gösterecekleri üç aday içinden yapacagı gizli oylamayla seçer.

  • Cumhurbaşkanı,

– Üç üyeyi Yargıtay, iki üyeyi Danıstay, bir üyeyi Askerî Yargıtay, bir üyeyi Askerî Yüksek İdare Mahkemesi genel kurullarınca kendi başkan ve üyeleri arasından her bos yer için gösterecekleri üçer aday içinden;

– En az ikisi hukukçu olmak üzere üç üyeyi Yüksekögretim Kurulunun kendi üyesi olmayan yüksekögretim kurumlarının hukuk, iktisat ve siyasal bilimler dallarında görev yapan ögretim üyeleri arasından gösterecegi üçer aday içinden;

– Dört üyeyi üst kademe yöneticileri, serbest avukatlar, birinci sınıf hâkim ve savcılar ile en az bes yıl raportörlük yapmıs Anayasa Mahkemesi raportörleri arasından seçer.

Anayasa Mahkemesi üyeleri on iki yıl için seçilirler. Bir kisi ikinci kez Anayasa Mahkemesi üyesi seçilemez. Üyeler altmıs bes yasını doldurunca emekliye ayrılırlar. Zorunlu emeklilik yasından önce görev süresi dolan üyelerin baska bir görevde çalısmaları ve özlük isleri kanunla düzenlenir (AY m. 147, I).

Anayasa Mahkemesi baskanı ve baskanvekilleri ise, üyeler arasından gizli oyla ve üye tam sayısının salt çogunlugu ile dört yıl için seçilir. Süresi biten baskan ve başkanvekilleri yeniden seçilebilirler (AY m. 146, VI).

Anayasa Mahkemesinin Görev ve Yetkileri

Anayasa Mahkemesi’nin görev ve yetkileri Anayasa ve 6216 sayılı Anayasa Mahkemesi’nin Kurulusu ve Yargılama Usûlleri Hakkında Kanun ile düzenlenmektedir. Anayasa mahkemesi’nin görev ve yetkileri, kanunların ve diger bazı yasama islemlerinin anayasaya uygunlugunun denetimi ve diger görevleri olmak üzere, iki baslık altında incelenebilir.

 

Anayasaya Uygunluk Denetimi

Anayasaya uygunluk denetimi üç sekilde gerçeklesebilir (6216 s.K. m. 3, I, a, b, c):

  1. Soyut norm denetimi: Anayasa Mahkemesi kanunların, kanun hükmünde kararnamelerin, Türkiye Büyük Millet Meclisi İçtüzüğünün veya bunların belirli madde veya hükümlerinin sekil ve esas bakımından, Anayasa degisikliklerinin ise sadece sekil açısından Anayasaya aykırılıgı iddiasıyla açılan iptal davalarına bakmakla görevlidir. Soyut norm denetiminde Anayasada öngörülen belirli kisiler tarafından dogrudan Anayasa Mahkemesi’nde iptal davası açılması söz konusudur. Buna göre, Anayasa Mahkemesi’nde dogrudan iptal davası açma hakkı, Cumhurbaskanına, iktidar ve ana muhalefet partisi Meclis grupları ile Türkiye Büyük Millet Meclisi üye tamsayısının en az beşte biri tutarındaki üyelere aittir. İktidarda birden fazla siyasî partinin bulunması halinde, iktidar partilerinin dava açma hakkını en fazla üyeye sahip olan parti kullanır (AY m. 150). Dogrudan iptal davası açma hakkı, iptali istenen normun Resmî Gazete’de yayımlanmasından baslayarak altmıs gün içinde kullanılmalıdır.
  2. Somut norm denetimi: Anayasa Mahkemesi, Anayasanın 152. maddesine göre mahkemelerce itiraz yoluyla kendisine intikal ettirilen isleri karara baglamakla görevlidir. Somut norm denetimi, görülmekte olan (derdest) bir davada, davaya bakan mahkemenin, uygulanacak kanun veya kanun hükmünde kararname hükümlerini Anayasaya aykırı görürse veya taraflardan birinin ileri sürdügü aykırılık iddiasını ciddî bulursa, itiraz yoluyla Anayasa Mahkemesi’ne basvurması ve Anayasa Mahkemesi’nin bu konuda verecegi karara kadar davayı geri bırakması suretiyle gerçeklesir. Anayasa Mahkemesi, itiraz basvurusunun kendisine ulasmasından itibaren bes ay içinde kararını vermelidir. Bu süre içinde karar verilmezse, mahkeme davayı yürürlükteki kanun hükümlerine göre sonuçlandırır (AY m. 152).
  3. Bireysel basvuru: Anayasa Mahkemesi, Anayasanın 148. maddesi uyarınca yapılan bireysel basvuruları karara baglamakla görevlidir. Anayasaya göre, “Herkes, Anayasada güvence altına alınmıs temel hak ve özgürlüklerinden, Avrupa Insan Hakları Sözlesmesi kapsamındaki herhangi birinin kamu gücü tarafından, ihlal edildigi iddiasıyla Anayasa Mahkemesi’ne basvurabilir. Basvuruda bulunabilmek için olağan kanun yollarının tüketilmis olması sarttır.” (AY m. 148, III). Bireysel basvuruda, kanun yolunda gözetilmesi gereken hususlarda inceleme yapılamaz.

Anayasa Mahkemesinin Diger Görevleri

Anayasa Mahkemesi’nin, yasama islemlerinin Anayasaya uygunlugunun denetimi yanında yerine getirmekle yükümlü oldugu dava isler ise sunlardır:

  1. Cumhurbaskanını, Türkiye Büyük Millet Meclisi Baskanını, Bakanlar Kurulu üyelerini, Anayasa Mahkemesi, Yargıtay, Danıştay, Askeri Yargıtay, Askeri Yüksek İdare Mahkemesi baskan ve üyelerini, bassavcılarını, Cumhuriyet bassavcı vekilini, Hâkimler ve Savcılar Yüksek Kurulu ve Sayıstay baskan ve üyelerini, Genelkurmay Baskanı, Kara, Deniz ve Hava Kuvvetleri Komutanları ile Jandarma Genel Komutanını görevleri ile ilgili suçlardan dolayı Yüce Divan sıfatıyla yargılamak
  2. Siyasi partilerin kapatılmasına ve devlet yardımından yoksun bırakılmasına ilişkin davaları karara baglamak
  3. Siyasi partilerin mal edinmeleri ile gelir ve giderlerinin kanuna uygunlugunun denetlemek
  4. Türkiye Büyük Millet Meclisi tarafından, milletvekillerinin yasama dokunulmazlıklarının kaldırılmasına, milletvekilliklerinin düsmesine ya da milletvekili olmayan bakanların dokunulmazlıklarının kaldırılmasına karar verilmesi hâllerinde, Anayasa, kanun veya Türkiye Büyük Millet Meclisi İçtüzüğü hükümlerine aykırılık iddiasına dayanan iptal istemlerini karara baglamak
  5. Mahkeme üyeleri arasından Anayasa Mahkemesi Baskanı ve baskanvekilleri ile Uyusmazlık Mahkemesi Baskanı ve Baskanvekilini seçmek

Anayasa Mahkemesi’nin Çalısma Usûlü

Anayasa Mahkemesi, iki Bölüm ve Genel Kurul halinde çalısır. Bölümler, baskanvekili başkanlığında dört üyenin katılımıyla toplanır. Genel Kurul, Mahkeme Baskanının veya Baskanın belirleyecegi baskanvekilinin baskanlıgında en az on iki üye ile toplanır. Bölümler ve Genel Kurul, kararlarını salt çogunlukla alır. Siyasî partilere iliskin dava ve basvurulara, iptal ve itiraz davaları ile Yüce Divan sıfatıyla yürütülecek yargılamalara Genel Kurulda bakılır, bireysel basvurular ise bölümlerde karara baglanır.

Anayasa degisikliginde iptale, siyasî partilerin kapatılmasına ya da Devlet yardımından yoksun bırakılmasına karar verilebilmesi için toplantıya katılan üyelerin üçte iki oy çoklugu sarttır.

Anayasa Mahkemesi, Yüce Divan sıfatıyla baktıgı davalar dısında kalan isleri dosya üzerinde inceler. Ancak, bireysel basvurularda durusma yapılmasına karar verilebilir. Mahkeme ayrıca, gerekli gördügü hallerde sözlü açıklamalarını dinlemek üzere ilgilileri ve konu üzerinde bilgisi olanları çagırabilir ve siyasî partilerin kapatılmasına iliskin davalarda, Yargıtay Cumhuriyet Bassavcısından sonra kapatılması istenen siyasî partinin genel baskanlıgının veya tayin edecegi bir vekilin savunmasını dinler. Anayasa Mahkemesi’nde açılan iptal davalarında, kural olarak kanunların esas ve sekil bakımından, anayasa degisikliklerinin ise sekil bakımından Anayasaya uygun olup olmadıgı denetlenir. Kanunların sekil bakımından denetlenmesi, son oylamanın, öngörülen çogunlukla yapılıp yapılmadıgı bakımından mümkün iken; Anayasa degisikliklerinde ise, teklif ve  oylama çogunluguna ve ivedilikle görüsülemeyecegi sartına uyulup uyulmadığı hususları ile sınırlıdır. Sekil bakımından denetleme, Cumhurbaskanınca veya Türkiye Büyük Millet Meclisi üyelerinin beste biri tarafından istenebilir. Kanunun yayımlandığı tarihten itibaren on gün geçtikten sonra, sekil bozukluguna dayalı iptal davası açılamayacağı gibi daha sonra def ’i yoluyla da ileri sürülemez.

DIGER YARGI KOLLARI

Anayasanın yüksek mahkemelere iliskin hükümleri ve yargılama usûllerine iliskin mevzuat dikkate alındıgında, temel yargı kolları olan adlî yargı, idarî yargı ve Anayasa yargısı yanında, yargı yetkisi adlî ve idarî yargı kollarına nazaran daha sınırlı olan farklı yargı kollarından da söz edilebilir. Bunlar askeri idari yargı, askeri ceza yargısı, mali yargı ve uyusmazlık yargısıdır.

Askerî Idarî Yargı

Askerî idarî yargı, askerî olmayan makamlarca tesis edilmis olsa bile, asker kisileri ilgilendiren ve askerî hizmete iliskin idarî islem ve eylemlerden dogan uyusmazlıkların yargı denetimini yapan yargı koludur. Askerlik yükümlülügünden dogan uyusmazlıklarda ise, ilgilinin asker kişi olması şartı aranmaz. (AY m. 157, I, AYİMK m. 20).

Askerî idarî yargı tek dereceli olup, bu yargı kolunda görevli mahkeme Askerî Yüksek İdare Mahkemesidir. Buna göre, asker kişileri ilgilendiren idari işlem ve eylemlerin yetki, sebep, sekil, konu veya maksat yönünden hukuka aykırı olması sebebiyle menfaatleri ihlal edilenlerin açacakları iptal veya tam yargı davaları, dogrudan dogruya ve kesin olarak Askeri Yüksek İdare Mahkemesinde karara bağlanır (AYİMK m. 21, 1). Askeri Yüksek İdare Mahkemesi’nin organları, daireler, daireler kurulu, başkanlar kurulu, yüksek disiplin kurulu ve genel kuruldur (AYİMK m. 5). Mahkemenin üyeleri, iki yılını doldurmus kurmay yarbaylar, albay rütbesinde üç yılını doldurmamıs kurmay subaylar ve en az yarbay rütbesindeki birinci sınıf askerî hâkimler arasından Cumhurbaskanı tarafından seçilir (AYİMK m. 7-8). Askeri hakim sınıfından olmayan üyelerin görev süresi en fazla dört yıldır. Askeri Yüksek İdare Mahkemesi, en az iki daireden oluşur. İş yoğunluğuna göre, Genel Kurulun teklifi ve Genelkurmay Baskanlıgı’nın uygun görmesi üzerine Milli Savunma Bakanlıgı’nca daire sayısı üçe yükseltilebilecegi gibi, aynı usûlle ikiye de indirilebilir. Her daire, bir baskan ile altı üyeden olusur. Üyelerden dördü askerî hâkim, ikisi ise kurmay subaydır. Bununla birlikte, dairelerde çogunluk askerî hâkim sınıfından olmak üzere görüşme sayısı bestir. Karara katılan bes hâkimin (daire baskanı dâhil) üçü askerî hâkim, diğer ikisi ise kurmay subaydır. Kararlar oyçokluğu ile verilir (AYİMK m. 14).

Askerî Ceza Yargısı

Anayasaya göre, askerî ceza yargısında, asker kisilerce islenen askerî suçlar ile bunların asker kisiler aleyhine veya askerlik hizmet ve görevleriyle ilgili olarak isledikleri suçlara ait davalara bakılır. Buna karsılık, asker kisilerce islenmis olsa dahi, devletin güvenligine, anayasal düzene ve bu düzenin isleyisine karsı suçlara ait davalar her halükarda adlî yargı kolunda görevli olan mahkemelerde görülür (AY m. 145, I). Askerî ceza yargısındaki ilk derece mahkemeleri, askerî mahkemeler ve disiplin mahkemeler idir. Askerî mahkemeler, asker kisilerin askerî olan suçları ile bunların asker kişiler aleyhine veya askerî mahallerde yahut askerlik hizmet ve görevleri ile ilgili olarak isledikler i suçlara ait davalara bakmakla görevlidirler (353 s.K. m. 9). Askerî mahkemeler, üç askerî hâkimden olusur (353 s.K. m. 2). Disiplin mahkemeleri ise, asker kisilerin 477 sayılı Disiplin Mahkemelerinin Kurulusu, Yargılama Usûlü ve Disiplin Suç ve Cezaları Hakkında Kanunda düzenlenen disiplin suçlarına ait dâvalara bakmakla görevlidir (477 s.K. m. 7). Disiplin mahkemeleri, biri başkan ikisi üye olmak üzere üç subaydan olusur. Bu mahkemelerde görev yapan kisilerin, meslekten hâkimler olması gerekli degildir (477 s.K. m. 2). Kural olarak olagan zamanlarda asker olmayan kisiler askerî mahkemelerde yargılanamaz. Ancak, savas durumu bu ilkenin istisnasıdır. Askerî mahkemelerin, savas durumunda, hangi suçlar ve kisiler bakımından yetkili oldukları ve kurulusları kanunla düzenlenir. Askerî mahkemeler tarafından verilen karar ve hükümlerin temyiz incelemesi ise Askerî Yargıtay tarafından yapılır. Askerî Yargıtay, askerî mahkemelerden verilen ve kesin olmayan hüküm ve kararları inceleyip karara baglamak; askerî yargı alanında hukuk birligini saglamak ve Askerî Yargıtay’ın kendi kurulları arasındaki içtihat uyuşmazlıklarını gidermekle görevli ve yetkili bir üst mahkemedir. Ayrıca asker kisilerin kanunla gösterilen belli davalarına ilk ve son derece mahkemesi olarak da askerî Yargıtay tarafından bakılır (As.YK m. 16; AY m. 156, I).

Askerî Yargıtay’ın üyeleri, birinci sınıf askerî hâkimler arasından, Askerî Yargıtay Genel Kurulunun üye tamsayısının salt çogunlugu ve gizli oyla her bos yer için göstereceği üçer aday içinden Cumhurbaskanınca seçilir (AY m. 156, II). Askerî Yargıtay, Baskanlık, Bassavcılık ve bes daire ile bu Kanunda gösterilen kurullardan olusur. Ancak is yogunluguna göre, Askerî Yargıtay Genel Kurulunun teklifi ve Genelkurmay Baskanlıgının uygun görüs bildirmesi üzerine, Milli Savunma Bakanlıgı, daire sayısını altıya kadar yükseltebilecegi gibi dörde de indirebilir (As. YK m. 2, I). Askeri Yargıtay’da her dairede bir başkan ve yedi üye bulunur. İş yoğunluğuna göre, Askerî Yargıtay Genel Kurulunun teklifi ve Genelkurmay Baskanlıgının uygun görmesi üzerine Milli Savunma Bakanlıgınca dairelerdeki üye sayısı bese indirilebilir. Daireler bir baskan ve dört üyenin katılması ile toplanarak karar ve hüküm verirler (As. YK m. 5, I). Askerî Yargıtay daireleri Kanunla belirlenen çogunlugun meydana gelmesi ile toplanırlar. Görüsmeler gizli olur (As. YK m. 28) ve kararlar oy çoklugu ile verilir (As. YK m. 29).

Mali Yargı

Mali yargının amacı, kamu idarelerinin etkili, ekonomik, verimli ve hukuka uygun olarak çalısması ve kamu kaynaklarının öngörülen amaçlara ve kanunlara uygun olarak elde edilmesi, muhafazası ve kullanılması için gerekli denetimin gerçeklestirilmesi ve sorumluların hesap ve islemlerinin kesin hükme baglanmasıdır. Mali yargı kolunda görevli organ Sayıstay’dır. Sayıstay’ın hem idari hem de yargısal görevleri bulunmaktadır (Gözler, s. 254).

Anayasaya göre, Sayıstay, merkezi yönetim bütçesi kapsamındaki kamu idareleri ile sosyal güvenlik kurumlarının bütün gelir ve giderleri ile mallarını, Türkiye Büyük Millet Meclisi adına denetlemek ve ayrıca sorumluların hesap ve islemlerini kesin hükme baglamakla görevlidir. Mahalli idarelerin hesap ve islemlerinin denetimi ve kesin hükme baglanması da Sayıstay tarafından gerçeklestirilir. Bununla beraber vergiler, benzeri malî yükümlülükler ve ödevler hakkında Danıstay ile Sayıstay kararları arasındaki uyuşmazlıklarda Danıstay kararları esas alınır (AY m. 160). Sayıstay’ın denetim görevleri ve yargısal görevleri asagıdaki sekilde özetlenebilir (6085 sayılı Sayıstay Kanunu m. 5):

  • Denetim görevleri

– Kamu idarelerinin mali faaliyet, karar ve islemlerini denetlemek ve sonuçları hakkında Türkiye Büyük Millet Meclisine raporlar sunmak

– Genel uygunluk bildirimini Türkiye Büyük Millet Meclisine sunmak – Kanunlarla verilen diger inceleme, denetleme islerini yapmak

  • Yargısal görevleri

– Genel yönetim kapsamındaki kamu idarelerinin; gelir, gider ve mallarına iliskin hesap ve islemlerinin kanunlara ve diger hukuki düzenlemelere uygun olup olmadıgını denetlemek ve kamu zararına yol açan hususları kesin hükme baglamak

İlgililer, Sayıştay’ın kesin hükümlerine karşı, kararın tebliğinden itibaren onbeş gün içinde karar düzeltme yoluna basvurabilirler. Karar düzeltme bir kez talep edilebilir. Bu kararlar hakkında, ayrıca idarî yargı yoluna basvurulamaz.

Uyusmazlık Yargısı

Farklı yargı kolları arasında ortaya çıkan yargı yolu uyusmazlıklarını gidermek amacıyla teskil edilen yargı kolu ise uyusmazlık yargısıdır. Anayasaya göre, adlî, idarî ve askerî yargı mercileri arasındaki görev ve hüküm uyusmazlıklarını kesin olarak çözmekle görevli ve yetkili yüksek yargı merci Uyusmazlık Mahkemesidir. Buna karsılık, diger yargı mercileri ile Anayasa Mahkemesi arasındaki görev uyusmazlıklarında, Uyusmazlık Mahkemesi degil, Anayasa Mahkemesinin kararı esas alınır (AY m. 158). Uyusmazlık Mahkemesi bir baskan ile on iki asıl, on iki yedek üyeden kurulur (2247 s.K. m. 2, I). Uyusmazlık Mahkemesi’nin baskanlıgını, Anayasa Mahkemesi’nin kendi üyeleri arasından görevlendirecegi bir üye yapar. Mahkemenin Baskanı, Baskanvekili ve üyeleri dört yıl için seçilir. Görev süresi bitenler yeniden seçilebilirler (2247 s.K. m. 4). Uyusmazlık Mahkemesi, hukuk ve ceza bölümlerine ayrılır. Hukuk uyuşmazlıkları Hukuk Bölümünde, ceza uyusmazlıkları Ceza Bölümünde karara baglanır. Her bölüm, bir baskan ile altı asıl üyeden kurulur. Uyusmazlık Mahkemesi Genel Kurulu ise hukuk ve ceza bölümlerinin birlikte toplanmasıyla olusur (2247 s.K. m. 2, II ve III). Yargı kolları arasında olumlu veya olumsuz görev uyusmazlıgı dogabilir. Olumlu görev uyusmazlıgı çıkarma, adlî, idarî ve askerî yargı kolunda görevli mahkemelerde açılmış olan bir davada ileri sürülen görev itirazının reddi üzerine, ilgili Bassavcı veya savcılar tarafından görev konusunun incelenmesinin Uyusmazlık Mahkemesi’nden istenmesi ile olur. Yetkili Bassavcı veya savcıların Uyusmazlık Mahkemesi’nden istekte bulunabilmesi için, görev itirazının, hukuk mahkemelerinde en geç birinci oturumda, ceza mahkemelerinde delillerin ikamesine baslamadan önce; idarî yargı yerlerinde de dilekçe ve savunma evresi tamamlanmadan yapılmıs olması ve yargı yerlerinin de kendilerinin görevli olduklarına karar vermis bulunmaları sarttır (2247 s.K. m. 10). Olumlu görev uyusmazlıgında, uyusmazlık çıkarma talebinde bulunabilecek makam çesitli ihtimallere göre belirlenir (2247 s.K. m. 10, IV). Buna göre, reddedilen görevsizlik itirazı:

  • Adli yargı yararına ileri sürülmüş ise Cumhuriyet Başsavcısı,
  • İdari yargı yararına ileri sürülmüş ise Danıştay Başsavcısı,
  • Askeri ceza yargısı yararına ileri sürülmüş ise Askeri Yargıtay Başsavcısı,
  • Askeri İdari Yargı yararına ileri sürülmüş ise bu mahkemenin baş savcısıdır . Olumsuz görev uyusmazlıgı ise, adlî, idarî veya askerî yargı mercilerinden en az ikisinin tarafları, konusu ve sebebi aynı olan davada kendilerini görevsiz görmeleri ve bu yolda verdikleri kararların kesin veya kesinlesmis olması ile ortaya çıkar. Olumsuz görev uyusmazlıgının giderilmesi talebi, ancak davanın taraflarınca ve ceza davalarında ayrıca ilgili makamlarca ileri sürülebilir (2247 s.K. m. 14).

 

AVRUPA INSAN HAKLARI MAHKEMESI YARGISI

Avrupa Insan Hakları Mahkemesinin Yapısı

İnsan Haklarını ve Temel Özgürlükleri Korumaya Dair Sözleşme, Türkiye’nin de üyesi oldugu Avrupa Konseyi tarafından 4 Kasım 1950 tarihinde Roma’da imzaya açılmıs; 3 Eylül 1953’de yürürlüge giren Sözlesme, Türkiye tarafından 18 Mayıs 1954 tarihinde onaylanmıstır. Avrupa Konseyinin sözlesmeyi hazırlamaktaki aslî amacı, insan haklarını ve temel özgürlükler i korumak ve gelistirmektir. Sözlesme kisisel ve siyasi hakları düzenlenmesi yanında, sözlesmeyle taahhüt edilen yükümlülükleri yerine getirilmesini saglayabilmek için bir mekanizma kurulmasını öngörmüstür. Baska bir deyisle, Sözlesmeyle güvence altına alınan hak ve özgürlüklerin korunabilmesi için bir yargı örgütü kurulmustur. Bu görev başlangıçta İnsan Hakları Avrupa Komisyonu, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi ve Avrupa Konseyi arasında paylastırılmısken, bu organlar önüne gelen başvuru sayısının hızla artması ve mevcut yapının iyi islememesi nedeniyle arayıslar baslamıs; nihayet 1 Kasım 1??8 tarihinde Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesine ?k 11. Protokol kabul edilmiş ve yürürlüğe girmiştir. Bu Protokol gereğince, Mahkeme ve Komisyonların yarı zamanlı çalışma yönteminden vazgeçilmiş, bunun yerine Avrupa İnsan Hakları Mahkemesinin tek yetkili organ olması ve tam zamanlı çalısması esası benimsenistir. Bugün gelinen noktada, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi, sözleşmenin tarafı olan devletlerin sözlesmeye uymalarını saglamak amacıyla görev yapan bir mahkemedir. Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi, sözleşmeci devletlerin sayısına eşit sayıda hakimden oluşmaktadır (AİHS m. 20). Hakimler, her bir sözleşmeci devlet için, o devlet tarafından göster ilen üç aday arasından Avrupa Parlamenterler Meclisi tarafından seçilir. Mahkemede görev alan hâkimler, Mahkemeye geldikleri devlet adına degil, kendi adlarına katılırlar.

Altı yıl görev yapmak üzere seçilen hâkimler, daha sonra tekrar mahkeme üyeligine seçilebilirler. Hâkimlerin görev süresi yetmis yasında sona erer.

Avrupa İnsan hakları mahkemesinin organları şunlardır?

  • Genel Kurul
  • Komite
  • Daire
  • Büyük Daire

Genel Kurul, Mahkemede görev yapan tüm üyelerden olusur. Genel Kurulun toplanabilmesi için, görev basındaki seçilmis hâkimlerin en az üçte ikisinin Genel Kurul toplantısına katılması gerekir (İç Tüzük m. 20, 11). Genel Kurul Mahkeme Başkanını, Başkan Yardım cılarını, Daire Başkanlarını seçer ve Mahkeme İç Tüzüğünü kabul eder (AİHS m. 29).

Mahkeme önüne gelen başvuruların incelenebilmesi için üç hâkimden oluşan Komiteler olusturulur. Komite, bir basvuru hakkında daha fazla inceleme yapılması gerekli degilse, oybirligi ile basvurunun kabul edilemez olduguna veya kayıttan düsürülmesine karar verebilir, bu karar kesindir (AİHS m. 27, 28).

Mahkeme önüne gelen basvuruların incelenmesi için yedi hâkimden olusan Daireler kurulur. Daireler, Komite tarafından hakkında kabul edilmezlik kararı veya kayıttan düşme kararı verilmeyen basvuruların, kabul edilebilir olup olmadıgını incelemek ve esastan karar vermekle görevlidir (AİHS m. 29).

Mahkeme bünyesinde ayrıca on yedi hâkimden olusan Büyük Daire görev yapmaktadır. Büyük Daire, Mahkeme Baskanı, Baskan Yardımcıları, Daire Baskanları ve Mahkeme İçtüzüğüne göre seçilecek diğer hakimlerden oluşur (AİHS m. 27). Sözleşmenin ve eki protokollerin yorumlanmasında ciddi bir sorun çıkarsa, Dairenin çözümü Mahkeme’nin daha önce verdigi bir kararla bagdasmayacaksa, tarafların itirazda bulunmaması kaydıyla, Daire yargılama yetkisini hükümden önceki herhangi bir asamada Büyük Daireye bırakabilir (AİHS m. 30) ya da taraflardan biri benzer sebeplerle yargılamanın büyük daire tarafından yapılmasını isteyebilir (AİHS m. 43). Ayrıca bir sözleşmeci devletin, başka bir sözlesmeci devletin Sözlesmeyi ve eki protokolleri ihlal ettigi iddiasıyla yapacagı başvurular da Büyük Daire tarafından incelenir (AİHS m. 31, m.33).

Avrupa Insan Hakları Mahkemesine Basvuru ve Inceleme

Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi ve ?ki Protokollerin sözleşmeci devletlerden biri tarafından ihlal edilmesi nedeniyle zarar gören gerçek kisiler, hükümet dısı kuruluslar ve kişi grupları, Mahkemeye basvuruda bulunabilirler. Sözlesme geregince, devletler, bu hakkın etkin bir sekilde kullanılmasına engel olmamalıdırlar. Kisilerin Mahkemeye basvuru yapabilmeleri için iç hukuk yollarını tüketmis olmaları gerekmektedir. Buna göre, iç hukuk yollarının tüketilmesi ve kesin bir karara ulaşılmasından itibaren altı ay içinde başvuru yapılmalıdır (AİHS m. 35, 1).

Mahkemenin yargılama (resmi) dilleri İngilizce ve ?ransızca olmasına rağmen, kişiler başvurularını sözleşmeci devletlerin dillerinden herhangi biri ile yapabilirler (İç Tüzük m. 34, I ve II).

Mahkeme kendisine yapılan basvuruyu kabul edilebilir bulursa, öncelikle başvuruda bulunan taraf ile sikâyet olunan devlet arasında, insan haklarına saygı esasından hareketle, dostane çözüm sürecinin baslatılmasına ve yürütülmesine yardımcı olur. Dostane çözüm süreci basarıyla sonuçlanırsa, Mahkeme varılan çözümle sınırlı, kısa açıklama içeren bir karar vererek başvuruyu kayıttan düşürür (AİHS m. 38-39).

Dostane çözüme varılamazsa, basvurunun esası hakkında inceleme yapılır. Mahkeme, basvuru hakkındaki incelemesini, kural olarak dosya üzerinden (durusmasız) yürütür. Bununla beraber, durusma yapılmasına karar verilen hallerde durusmalar herkese açıktır. İnceleme sonucunda, Sözleşme veya ?ki Protokollerin ihlal edildiği sonucuna varılırsa ve sözlesmeci devletin iç hukukunda bu ihlal tam olarak telafi edilemiyorsa, Mahkeme, gerektiginde hakkaniyete uygun bir tazminata hükmederek, basvuruda bulunan tarafın zararlarının giderilmesine hükmedebilir (AİHS m. 41). Sözlesmeci devletler, taraf oldukları davalarda Mahkemenin kesinlesmis kararlarına uymayı taahhüt ederler. Mahkemenin kesinlesmis kararı, kararın uygulanmasını denetleyecek olan Bakanlar Komitesine gönderilir (AİHS m. 49). Bakanlar Komitesi sözleşmeci devletlerden, mahkeme kararının yerine getirilip getirilmedigi konusunda bilgi isteme yetkisine sahiptir.

Özet

Adlî yargı, idarî yargı ve anayasa yargısını ve bu yargı kolları içinde görev alan mahkemeleri ayırt etmek

Adlî yargı olagan ve genel yargı koludur. Adlî yargıda mahkemeler üç derecelidir: ilk derece mahkemeleri, bölge adliye mahkemeleri ve Yargıtay. İlk derece mahkemeleri hukuk mahkemeleri ve ceza mahkemeleri olarak ikiye ayrılır. İlk derece hukuk mahkemeleri, genel mahkemeler ve özel mahkemeler olarak ikiye ayrılır. Genel hukuk mahkemeleri sulh hukuk ve asliye hukuk mahkemesidir; özel hukuk mahkemeleri ise asliye ticaret mahkemesi, aile mahkemesi, tüketici mahkemesi, icra mahkemesi, is mahkemesi, fikri ve sınai haklar hukuk mahkemesi ve kadastro mahkemesidir. İlk derece ceza mahkemeleri asliye ceza ve agır ceza mahkemeleridir. Ayrıca yürütülen soruşturmalarda hâkim tarafından verilmesi gerekli kararları almak, isleri yapmak ve bunlara karsı yapılan itirazları incelemek amacıyla sulh ceza hâkimligi kurulmustur. Özel ceza mahkemeleri ise çocuk mahkemesi, trafik mahkemesi, fikri ve sınai haklar ceza mahkemesidir. Bölge adliye mahkemeleri ilk derece mahkemelerince verilen kararların istinaf incelemesini yapar, Yargıtay ise, bölge adliye mahkemelerince ve bazı hallerde ilk derece mahkemelerince verilen kararların temyiz incelemesini yapar.

İdari yargı kolu da üç derecelidir? İlk derece mahkemeler, idare mahkemeleri ve vergi mahkemeleridir. İkinci derece mahkemeler bölge idare mahkemeleridir. İdari yargıdaki en üst mahkeme ise Danıştay’dır. Bölge idare mahkemelerinin görevleri, idare ve vergi mahkemeleri kararlarına karsı yapılan istinaf başvurularını inceleyip karara baglamak, yargı çevresindeki idare ve vergi mahkemeleri arasında çıkan görev ve yetki uyusmazlıklarını kesin karara baglamak ve diger kanunlarla verilen görevleri yerine getirmektir. Danıstay ise, idare mahkemeleri ve bölge idare mahkemeler ince verilen hüküm ve diger kararların temyiz incelemesini yapar. Danıstay, aynı zamanda, kanun tasarıları, kamu hizmetlerinin yürütülmesine ilişkin imtiyaz sözlesmeleri hakkında görüs bildirmek, tüzük tasarılarını incelemek, idarî uyusmazlıkları çözmek ve kanunla gösterilen diger isleri yapmakla da görevlidir. Anayasa yargısında görevli mahkeme Anayasa Mahkemesidir. Anayasa mahkemesinin asli görevi kanunların, kanun hükmünde kararnamelerin ve diğer bazı yasama islemlerinin Anayasaya uygunluğunu denetlemektir. Bunun yanında Cumhurbaskanı veya bakanlar ya da yüksek yargı organlarının üyeleri gibi bazı kisileri, görevleri ile ilgili suçlardan dolayı yüce divan sıfatıyla yargılamak, siyasi partilerin kapatılması davaları hakkında karar vermek gibi baska görevleri de vardır.

Diger yargı kollarını ve bu yargı kollarında görevli mahkemeleri, ayırt etmek

Diger yargı kolları askerî idarî yargı, askerî ceza yargısı, mali yargı ve uyusmazlık yargısı olarak dörde ayrılabilir. Askerî idarî yargı, askerî olmayan makamlarca tesis edilmis olsa bile, asker kisileri ilgilendiren ve askerî hizmete iliskin idarî islem ve eylemlerden dogan uyusmazlıkların yargı denetimini yapan yargı koludur. Askerî idarî yargı tek derecelidir ve bu yargı kolunda Askeri Yüksek İdare Mahkemesi tarafından yargılama yapılır.

Askerî ceza yargısında, asker kisilerce islenen askerî suçlar ile bunların asker kisiler aleyhine veya askerlik hizmet ve görevleriyle ilgili olarak isledikleri suçlara ait davalara bakılır. Ancak, asker kisilerce islenmis olsa dahi, devletin güvenligine, anayasal düzene ve bu düzenin isleyisine karsı suçlara ait davalar, adlî yargı kolunda görevli olan mahkemelerde görülür. Askerî ceza yargısındaki ilk derece mahkemeleri, askerî mahkemeler ve disiplin mahkemeleridir. Askerî mahkemelerin karar ve hükümlerinin temyiz incelemesi ise Askerî Yargıtay tarafından gerçeklestirilir. Mali yargıda görevli organ ise Sayıstay’dır. Sayıstay, merkezi yönetim bütçesi kapsamındaki kamu idareler i ile sosyal güvenlik kurumlarının bütün gelir ve giderleri ile mallarını, Türkiye Büyük Millet Meclisi adına denetlemek ve ayrıca sorumluların hesap ve işlemlerini kesin hükme baglamakla görevlidir. Uyusmazlık yargısı ise, farklı yargı kolları arasında ortaya çıkan yargı yolu uyusmazlıklarını gidermek amacıyla teskil edilen yargı koludur. Adlî, idarî ve askerî yargı mercileri arasındaki görev ve hüküm uyusmazlıklarını kesin olarak çözmekle görevli ve yetkili yüksek yargı merci Uyusmazlık Mahkemesidir. Ancak, diger yargı mercileri ile Anayasa Mahkemesi arasındaki görev uyusmazlıklarında, Anayasa Mahkemesi’nin kararı esas alınır.

Avrupa Insan Hakları Mahkemesinin yapısını ve isleyisini açıklamak

İnsan Haklarını ve Temel Özgürlükleri Korumaya Dair Sözlesme ile güvence altına alınan hak ve özgürlüklerin korunabilmesi için kurulan mahkeme Avrupa İnsan Hakları Mahkemesidir. Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi, sözlesmeci devletlerin sayısına esit sayıda hâkimden olusmaktadır. Mahkemede görev alan hâkimler, mahkemeye geldikleri devlet adına değil, kendi adlarına katılırlar. Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’nin organları Genel Kurul, Komiteler, Daireler ve Büyük Dairedir. Sözlesme ve Eki Protokollerin sözleşmeci devletlerden biri tarafından ihlal edilmesi nedeniyle zarar gören gerçek kisiler, hükümet dısı kuruluslar ve kisi grupları, Mahkemeye basvurabilirler. Kisiler, Mahkeme’ye, ancak iç hukuk yollarını tükettikten sonra basvurabilirler. Mahkeme, inceleme sonucunda Sözleşme veya ?ki Protokollerin ihlal edildigi sonucuna varırsa, gerektiginde hakkan iyete uygun bir tazminata hükmederek, başvuruda bulunan tarafın zararlarının giderilmesini saglar.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

*
*

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.