Home » Dinler Tarihi » Budizm » Budizm Okullar (Mezhepler) Bölüm 3

Budizm Okullar (Mezhepler) Bölüm 3

Budizm tarihi 2500 yıllık bir geçmişe sahip olmakla birlikte çok sayıda okulu ve sistemi de beraberinde getirmiştir. Budizm’de okul (vada), araç (yana) ve yol kavramları “Mezhep” kavramıyla örtüşmekte ve bu sözü edilen kavramların hepsi aynı anlama gelmektedir.

Bugün genelde kabul gören sınıflandırmaya göre, Budizmde başlıca dört akım vardır. Bunlar:

Güney Budizmi, Theravada, Güneydoğu Asya Budizm veya Pali Budizmi olarak da bilinir. Takipçileri başlıca Bangladeş, Çin, Kamboçya, Laos, Malezya, Myanmar, Sri Lanka, Tayland, ve Vietnam’da bulunur.

Doğu Budizmi, Doğu Asya Budizmi, Çin Budizmi, Çin-Japon Budizmi olarak da bilinen Mahayana’dır. Takipçileri başlıca Çin, Japonya, Kore, Singapur, Vietnam ve Rusya’nın bazı bölgelerinde bulunur.

Kuzey Budizmi, Tibet Budizmi, Tibet-Moğol Budizmi, Lamaizm, Vajrayana olarak da bilinir. Tibet, Moğolistan, Bhutan başlıca olmak üzere Nepal, Hindistan, Çin, Rusya ve Türkî Orta Asya’da takip edilir.

Batı ülkeleri: Budizm özellikle 20. yüzyılın ikinci yarısından itibaren ABD, Avustralya, ve çeşitli Avrupa ülkelerinde de yayılmıştır. Batı’da Budizmin dînî özelliklerinden çok felsefî ve psikolojik özellikleri, meditasyon ve zihin terbiyesi unsurları vurgulanmaktadır.

images

Hinayana (küçük taşıt) adı da verilen Theravada Budizmi (eskilerin yolu), bireyleri bu Dünya’nın sıkıntı ve ızdı­raplarından kurtarmayı amaçlar. Yani, öncelikle bireyin yazgısını ve kurtuluşunu dikkate alır. Buna göre, acı çekmekten kurtulmanın tek yolu, yaşamdan el etek çekerek, Nirvana’ya ulaşmakla elde edilebilecek olan ahlak yetkinliğidir. Buna karşın Mahayana Budizmi (büyük taşıt), bireyden çok tüm insanlığı, yani bütünü dikkate alır. Bu anlayışa göre, büyük borç gerçekte tüm insanlığa hizmet ettikten sonra ödenmiş olacaktır ve bireyin yalnızca kendisini kurtarmasının hiçbir önemi yoktur. Üçüncü büyük mezhep olan Vajrayana, Mahayana’dan türemiş tantrik bir okuldur. Felsefî açıdan Mahayana’dan çok farklı değildir ancak uygulamada yepyeni yöntemler ekler.

Bütün Budist mezhepler “yeniden doğum” (reankarnasyon) ve karma inançlarını kabul eder. Karuna adı verilen Budist merhamet anlayışı da tüm okullarda ortaktır. Bundan başka bütün Budist mezhepleri ve okulları Dört Yüce Gerçek, Sekiz Aşamalı Asil Yol, 12 halkalı nedensellik yasası gibi temel Budist öğretileri kabul eder.[6]

Buda’nın ölümünden birkaç yüzyıl sonra erken dönem sanghasında, vinaya ve öğreti anlayışındaki farklar, coğrafi uzaklık gibi nedenlerle çeşitli ayrımlar ortaya çıkmıştır. Buna bağlı olarak Üçüncü Budist Konsey dönemine gelindiğinde ilk Erken Dönem Budist Okulları olan Mahasanghika (Büyük Cemaat) ve Sthaviravadin (eski yol) okulları kurulmuştur.

Daha sonra bu şekilde farklı fikirleri olan 18 okul daha oluşturulmuştur. Bugün bile bu okulların hangi gruba ait oldukları belli değildir. Mahasanghika, dört Shravaka okullarından biri olarak kabul edilmiştir (Sthaviravada, Mahasanghika, Sammitiya ve Sarvastivada).

Theravada

Theravada kimi zaman Güney Budizm, Pali Budizm ya da Mahayana Budistleri tarafından “Hinayana” (küçük taşıt) olarak da nitelendirilen, Budizmin en eski okulunun günümüzdeki tek temsilcisidir;[7] disipline ve monastik hayata büyük önem verilir; rahipler için katı kuralları vardır. Theravada yalnızca Pali Derlemesi’ni kabul eder, Mahayana mezhebinden farklı olarak mistisizm ve mistik spekülasyonlara yer verilmez, felsefidir; ruhun ve tanrının olmadığı olgusu üzerine en çok duran Buddhizm mezhebidir.

Mahayana mezhebinden farklı olarak yalnızca Gautama Buddha’nın öğretilerinin “üstün” olduğu kabul edilir, daha sonra aydınlanan ve “Buddha” olarak isimlendirilen kişiler Gautama seviyesinde değillerdir, Mahayana’nın aksine diğer Buddha’ların da değil yalnızca Gautama’nın öğretileri kutsal metin olarak kabul edilir. Nirvana’ya ulaşmak için pek çok kere ölüp yeniden doğarak “gelişmek” gereklidir.

Mahayana

Mahayana mezhebi içinde, her biri farklı Sutraları vurgulayan, farklı okulları barındırır. En önemlileri, Arık Ülke Budizmi, Zen Budizm ve Niçiren Budizmi’dir.

Pali Derlemesi, Mahayanacılar için sadece “başlangıç” seviyesinde olan kutsal metinlerdir. Theravada’dan farklı olarak pek çok Mahayana Sutrası kabul edilir. Hatta kimi okullar bunların öğreti olarak Pali derlemesinden daha ileri seviyede ve üstün olduğu söylenir.

Mahayana Budizmine göre Buda-doğası herkesin içinde bulunur. Aydınlanmaya ulaşabilmiş çeşitli üstün varlıkların insanlara yardım edebileceği inancı, göksel mekanlar ve zengin bir kozmografyaya sahiptir.

 

Zen Budizmi Japon ve Çin olmak üzere başlıca iki okula ayrılır. Çin’de bu okula “Chan” adı verilir. Japon Zen’inden farklı olarak biraz daha felsefidir ve Shurangama Sutra’ya ayrıca önem verilir. Japon Zen’inde başlıca Rinzai, Soto ve Obaku okulları vardır. Rinzai okulu koanlara fazlaca önem vermesiyle tanınır.

Zen Budizmi kavramlardan ve kelimelerden daha çok anlamın, mananın üzerinde durmaktadır. İnanca olduğu kadar meditasyona ve kişisel deneye verdiği önemle diğer Budist okullarından ayrılır. Yeniden doğum olgusu üzerinde fazla durulmaz, anı yaşamanın önemli olduğuna dikkat çekilir. Zen Budizminde en çok Lankavatara, Elmas ve Platform (Altıncı Pirin Platform Sutrası) Sutralarına önem verilir.

Arık Ülke Budizmi veya Amidism’de ise meditasyon ve deneyimleme değil, iman ön plandadır. Amida Buddha’nın adı sürekli tekrarlanır, böylece öldükten sonra “Arık Ülke” denilen Samsara’nın dışında olduğu kabul edilen bir boyutta yeniden doğulacağına ve oradan da Nirvana’ya daha kolay ulaşılacağına inanılır.

Arık Ülke Budizmi kendi içinde kollara ayrılır bunlardan en katısı Jodo Shinshu adı verilen Japon Arık Ülke okuludur. Bu okula göre kişinin kendini kurtarması imkânsızdır; Gautama Buddha’nın öğrettikleri ile dahi kurtuluş artık mümkün değildir (Mappo), günümüzde insanoğlu kendini asla kurtaramayacak bir haldedir. Dolayısıyla meditasyonun veya deneyimlemenin yararı yoktur, kişinin tek yapması gereken Amida Buddha’nın adını Namu Amida Butsu şeklinde sürekli tekrarlaması (Nembutsu), onun gücüne inanması ve böylece öldükten sonra Arık ülkede doğabilmesidir.

Arık Ülke Budistlerinin en önemli saydıkları Sutralar: Amitabha Sutra, Infinite Life Sutra ve Visualization Sutra’dır.

Niçiren Budizmi tüm Budist mezhepleri içinde en katı olanıdır, diğer bütün Mahayana okullarını “ortodoksluktan, doğru öğretilerden sapma” olarak görür, diğer okullardan farklı olarak en çok Lotus Sutra’ya önem verir.

Vajrayana

Vajrayana 4. yüzyıl Hindistan’ında oluşan Mahayana Budizmi’nin bir uzantısıdır. Moğolistan Budist geleneği ve Tibet Budizmi bu uzantının etkisi altında gelişmiştir. Sınırlı olarak da Çin ve Japonya’da kendisine yayılma alanı bulmuştur. Vajrayana kimi zaman “Elmas Araç”, Mantrayana (Mantra Aracı), Tantrayana (Tantra Aracı) ya da Ezoterik Budizm olarak da adlandırılır.

Vajrayana, zaman zaman Theravada ve Mahayana’nın ardından, Budizmin üçüncü Yanası (veya ‘taşıtı’) olarak kabul edilir. Bu görüşe göre ‘dharma çarkının üç devri’ vardır. Dharma çarkının ilk dönüşünde Gautama Buddha Varanasi’de Dört Yüce Gerçek gibi dharmaları öğretmiş, sonucunda günümüze bir tek Theravada’nın ulaştığı Hinayana okulları ortaya çıkmıştır. İkinci dönüşünde ise Bilgeliğin mükemmelleştirilmesi sutralarının Rajgir bölgesinde öğretilmesiyle Mahayana okulları doğmuştur. Dharma çarkının üçüncü devirinde oluşan öğretiler ise Shravasti’de öğretilmiş ve tüm varlıklarda bulunan Buda-doğasını açıklamıştır. Vajrayana da bu üçüncü evreden ilham almıştır. Budizm’in en eski okul geleneği olan Theravada “Vazgeçmenin yolu”, Mahayana’nın Sutra sistemi “Birleşmenin yolu” olarak tanımlanırken, Vajrayana “Sonuca giden yol” olarak adlandırılmıştır.

Vajrayana, Mahayana ile aynı felsefî temellere dayanır; daha çok benimsediği yöntemlerle (Tantra teknikleri, Vajrayana) ayrılır. Mahayana’da uygulamalar kabaca iki yola ayrılır: iyi niteliklerin mükemmelleştirilmesi metodu olan Sutrayana ve nihai Budalık hedefini yol olarak benimseyen Vajrayāna metodu. Vajrayana tam aydınlanmaya ulaşılmadan önce Buda-doğasının mistik tecrübe ile deneyimlenmesini gerektirir. Bu tecrübelerin aktarılması için, bir ezoterik bilgi kümesinin Budist tantrik yogiler tarafından toplanmış ve nesilden nesile aktarılmış olması gerekir. Uygulayıcı öncelikle yetkin bir rûhânî öğretmen ya da guru tarafından kabul edilmelidir.

Budist uygulamanın özellikle Vajrayana’da sahip olduğu amaç, akıl sahibi canlıların bağlılığını ve varlığını ortaya çıkaran süreci acı döngüsünden ayırmaktır. Buna göre Vajrayana’da en ulu öğretiyle ilgili olarak iki tür yöntemsel yaklaşım vardır:

Mahamudra (Büyük Mühür, Sembol) ve

Dzogchen (Büyük (tam) Mükemmellik)

Tantrik uygulamalar

Kelime olarak “fikir aracı” anlamına gelen Mantra, Sanskritçede dînî şiir demektir. Meditasyon ve görselleştirmenin yanı sıra Mantra’nın sözlü geleneği de özel tantrik araçlar arasında yer alır. Bunun devamında gelen tantrik uygulamalar ise ayinlere, törenlere ve Guruyoga’ya (öğreticinin ruhu ile bütünleşmesine) aittir. Özellikle Tibet Budizm’inde öğretmenlerden öğrencilere doğrudan aktarma ve öğretmeye büyük değer verilmektedir. Budist öğretisinin başlangıç noktası olarak bu uygulamalarla birlikte güvenilir bir bilgi olması önemlidir. Anlayışlı bir şefkat ve doğru bir bakış açısı olmaksızın bu yöntemleri uygulamanın imkânı yoktur. Buda’dan öğrenilen Sekiz Aşamalı Asil Yol’un ahlâkî kuralları tüm Budist yolunun ve tabiî ki Vajrayana’nın temellerini oluşturur. Ayrıca akıl sahibi bütün canlıların aydınlanmasındaki faydanın sağlanması için Mahayana’nın harekete geçmesi daima gereklidir.

Bir cevap yazın

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.