Home » Tarih » Antik Çağlar » Antik Mısır Kısım 5 – Yaşasın Kral / Taç ve Asa

Antik Mısır Kısım 5 – Yaşasın Kral / Taç ve Asa

eskimis04

Mısır’ın M.Ö. 2950 yılında birleşmesi dünyanın ilk ulus devletini oluşturmuştu.

Narmer’den başlayarak Mısır kralları kendilerini yeni bir siyasal yapıyı yöneten hükümdarlar olarak bulmuşlardı.
Bu çok zor bir işti: farklı halklar arasında millet olma duygusunu güçlendirmek ve bu duyguyu Birinci Çağlayan’dan Akdeniz sahillerine dek uzanan bölgeye yaymak Mısır’ın ilk hükümdarlarının en büyük başarıları olarak gösterilmiştir.
Kutsal kral öğretisi, firavun uygarlığını tanımlamış, piramitler gibi göze çarpan anıtları üretmiş ve günümüze ulaşan büyük mezarlara ve tapınaklara ilham vermişti.

Mısır zaman dizimi Taş Çağı, Demir Çağı gibi kültürel başarılara odaklanmaktan çok kralların sülalelerine dayanan bir şema kullanmaktaydı. Bugün kullandığımız sistem 2300 yıl önce yaşamış Mısırlı rahip ve tarihçi Manheton tarafından düzenlenmiş ve Mısır krallarını 30 hükümdar aile ya da sülaleye ayırmıştı. Manethon’un şeması I. sülale’nin (M.Ö. 2950) kurucusu Menes (Narmer) ile başlar ve XXX. sülale’nin son kralı II. Nektanebo ile son bulur. Modern bilim insanları tarihsel bütünlüğü sağlamak adına Nektanebo’nun feragati ile Büyük İskender’in fethi arasında Mısır’a kısa bir süre hükmeden Pers fatihlerini kapsayan XXXI. sülale’yi eklemişlerdir.

Sanat Mısır’da her zaman çağa ayak uydurmuş ve krallık misyonuna ya da vizyonuna göre değişiklik göstermiştir.
En basit örneği, Narmer Paleti.
Palet Narmer’e bir insan görüntüsünde yer verir.
Fakat Narmer Paleti’nden bir yüzyıl evvel yapılmış olan Savaş Alanı Paleti ilginçtir. Kral burada düşmanlarını yere sermiş bir aslan olarak betimlenmiştir.
İkinci Çağlayan’ın yakınındaki Cebel Şeyh Süleyman’da, kayalara oyulmuş, o çağa ait benzer bir yazıt galip Mısır kralını yenilen Nübye reisinin bağlı olduğu kıskaçlarıyla tutan dev bir akrep olarak gösterir.
Yine Narmer’in zamanından kalma fildişi bir silindir, bu kez kralı esirleri büyük bir sopayla döven acımasız bir Nil kedibalığı olarak göstermektedir.

Burada amaç, vahşi hayvanların gücünü ve acımasızlığını kralın bünyesinde cisimleştirmektir.
Narmer Paleti’nin dekorasyonu iki dünyayı ve iki çağı kapsar. Yularları hizmetkârlar tarafından tutulan, boyunları birbirine dolanmış iki efsanevi yaratık görünür.
Bu ‘yılan leoparlar’ (yılan boyunlu leoparlar) Mısır kökenli olmayıp geçmişleri Antik Mezopotamya sanatına dayanmaktadır. (Bu resim Eski Mısır / Kısım 1 – Giriş bölümün de bulunmaktadır)

Eski Mısır’da kraliyet simgeleri kraliyet yetkisinin doğasını aktarmak için kullanılmıştır.
Mısır’da bulunan ilk makam simgesinin tarihi, sülale geleneğinin kurulmasından 1400 yıl öncesine, 4400 yılına kadar geriye gitmektedir. Bu günümüz Kahire’sinin yakınındaki el-Omari’deki bir mezarda sahibinin yanında gömülü bulunan yaklaşık 30 cm uzunluğunda, ucunda topuz olan basit bir değnektir.

Taç, monarşinin en büyük amblemidir. Ulus-devlet kavramı gibi taçlar da bir Eski Mısır buluşuymuş gibi görünmektedir.
Tarih çağlarının başlarından itibaren ‘Kırmızı Taç / Deshret’ Aşağı Mısır’la birleştirilmişti. Taç arkadan gelen uzun, sivri bir çıkıntının ön cephesine bağlanan arının hortumuna benzer kıvrık bir kabartmanın bulunduğu kısa, kare şeklinde bir başlıktı. Ucu soğana benzeyen uzun ve koni biçimli ‘Beyaz Taç / Hedjet’ ise Yukarı Mısır’ın simgesiydi.

Arkeolojik veriler kırmızı taç Nubt’ta ve beyaz taç biraz daha güneyde, Nekhen’in ötesinde olmak üzere her iki tacın da Yukarı Mısır’da oluşturulduğunu düşündürmektedir. İki ülke birleşince iki taçta haliyle birleştirilerek tek bir taç halini aldı. Bu taca ‘Pschent’ adı verilmiştir.
Yeni bir hamle olarak güneyin beyaz tacı yine güneyin olurken, kırmızı taç ise kuzeye atfedildi.

Khepresh adı verilen bu taç Eski Mısır’da mavi taç ya da savaş tacı olarak bilinmektedir. Törenlerde de giyilmiştir.

Atef Tacı genellikle yer altı dünyasının tanrısı Osiris ile ilişkilendirilir. Yukarı Mısır’ın beyaz tacının her iki yanına Ma’at tüyü yerleştirilmiştir. Bazı tasvirlerde bu tacı timsah tanrı Sobek’te giymiştir, fakat tüyler daha dik ve düzgündür.

Nemes, Eski Mısır’da firavunlar tarafından giyilen diğer bir başlık türüdür.

Tarihin gördüğü bütün totaliter hükümdarlar gibi Mısır krallarının da statülerini yansıtmak ve büyütmek için tasarlanmış olan büyük abidelere saplantıları vardı.
Mısır’ın güneşli iklimi oldukça etkileyici bir ışık ve gölge görüntüsü yaratmaktaydı.
Devletin oluşum sürecinde ödünç alınan diğer kültürel öğeler gibi bu değişik mimari tarzda
Mısır’ın ilk krallarının yeni düşüncelere açık olanlarında takipçiler buldu.
Siyasi yönetimin ana merkezi olarak hizmet veren Memfis’teki kraliyet kompleksi dâhil olmak üzere kraliyet sarayları için mimari bir seçenek olarak hızla benimsendi.
Dışı beyaz badanalı olduğu için ‘Beyaz Duvar’ olarak bilinen Memfis’teki kraliyet kompleksi en az günümüz süper devletlerinden birinin başkentindeki ‘Beyaz Saray’ kadar göz kamaştırıcı olmalıydı.

Kaynak: Eski Mısır – Toby WİLKİNSON

Tayfun KARNAKLI